Koronavirüs Kısıtlamaları Sürecinde Değişen Medya

Covid-19 tüm dünyayı etkisi altına almaya devam ederken; davranışlar, tüketim ve beklentilerde yaşanan değişimler her birimiz için yeni bir dünyanın habercisi oldu.

Reel ekonomiyle finansal sektör arasındaki kopma eğilimlerinin kırılgan hale getirdiği dünya ekonomisinde 2020 yılının uzun vadeli bir toparlanma döneminin ilk aşaması olması beklenirken, pandemi ekonomik ve sosyal alanlarda tam anlamıyla bir küresel kilitlenmeye yol açıp tüm iyimser senaryoların geride kalmasına neden oldu.

İlk etapta kamu sağlığını tehdit eden bir küresel meydan okuma olarak yorumlanan salgın, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki yaşam biçimlerini derinden etkiledi. Hükümetler, sağlık çalışanları ve hemen hemen her sektör yeni normale adapte olmaya çalışırken, iletişim danışmanları olarak bizler, birlikte çalıştığımız medya mensupları da bu değişimden şüphesiz etkilendi.

Birçok sektörde olduğu gibi medya sektörü de pandemi esnasında işten çıkarmalara gitmek zorunda kaldı. Daha az kişi ile çalışmakta olan ve gündem dolayısıyla yoğun bir iş takvimine sahip gazetecilerin bu süreçte çevrimiçi araçları daha efektif kullanmaları; video röportajlar, canlı yayınlar, kayıt olanakları, dijital veriye ulaşma ve o veriyi analiz etme gibi sürecin zorunlu kıldığı şartlara uyum sağlama konularında eskiye göre daha zayıf olan kasların güçlenmesine sebebiyet verdi.

Pandemi sürecinde daha önce habercilerin kullandığına şahit olmadığımız alanlar öne çıkarken; Instagram’ın canlı yayın özelliğini kullanan veya Youtube üzerinden canlı yayınları kullanan gazetecilerde artış yaşandı. Batıya göre radyo dinleme alışkanlığının biraz daha farklı olduğu ülkemizde radyo genelde trafikte seyir halinde dinleniyorken “podcast” gibi dinleme deneyimleri de gazetecilerin başvurduğu ve toplumun bir bölümünde rezone olan yeni araçlardan biri haline geldi.

Hedef kitleye ulaştırılacak mesajların sadece konvansiyonel değil artan dijital platformlar aracılığıyla da aktarıldığı yeni dönemde; iletişim danışmanlarının markalar için değer yaratmak ve sürdürülebilir bir iletişim sağlamak için bu değişimi avantaj olarak kullandığını söylemek yanlış olmayacaktır.

Salgınla birlikte hayatımıza giren sosyal mesafenin yarattığı değişim, iletişim sektörünün iş yapış şekillerinde de dönüşüme neden oldu. Operasyonel nedenlerle zamandan sağlanan tasarrufun yanı sıra yapılan işe odaklanma ve markaların kesintisiz üretmeye devam etme hedeflerine hizmet eden online basın toplantıları gazeteciler nezdinde de birçok anlamda kolaylık sağladı. Fiziki mesafeler nedeniyle bir günde birden fazla toplantıya katılmanın ve haberi yetiştirme telaşının getirdiği zorlukları bertaraf eden online basın toplantıları her ne kadar verimli olsa da pandemi öncesinde düzenlenen basın toplantılarında yakalanamayan en önemli eksiklik sosyalleşme ve iletişimin sağladığı duyguların yeterince aktarılamıyor oluşu.

COVID -19 salgını dünya gündemini hızlı bir şekilde değiştirirken gerek iletişim danışmanları, gerekse medya mensupları için öncelikler de aynı oranda değişti. Haber merkezleri pandemi, geliştirilen aşı çalışmaları, ülke ekonomileri ve toplumların bu süreçten nasıl etkilendiklerini gündemlerine taşırken markalar için hazırlanan ve medyaya servis edilen birçok haber de eskisi kadar yer bulamıyor.

Haber değerinin git gide daha önem kazandığı günümüzde iletişim danışmanlarının dikkat etmesi gereken bir diğer konu da verilen mesajların güncel olması!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*