Güzellik Dediğin!

Güzellik, bir canlının, somut bir nesnenin veya soyut bir kavramın algısal bir haz duyumsatan; hoşnutluk veren hususiyetidir. Kültürün bir parçası olarak incelenir ve kültürel yapılanmada son derece ticarileşmiştir diye tanımlıyor ülkemizde erişimi olmayan wikipedia (buna başka bir yazı da söyleyeceğim, konumuz bu değil)

‘Algısal haz duyumsayan hoşnutluk veren hususiyet’ bu tanım hoşuma gitti, çünkü yazımın ana teması bu Güzellik tanımının sokulduğu tehlikeli kalıp ve aslında bu kalıbın herkesin algısına hoşnutsal bir haz vermiyor oluşuyla alakalı.

Kadına yüklenen; kilon olmayacak, yüzünde çizgi olmayacak, saçın beyaz olmayacak, bakayım dudaklarına o ne öyle, hiç olmasaymış ,dudaklar köfte olacak, burun hokka, yanaklar dolma, göğüsler elma…

Neyse anladınız siz beni!!

Sorum şu; dışarıda gözümüze çarpan fabrikasyon bir şekilde tıpatıp birbirlerinin aynısı olan şişkin suratlı kadınlara baktığınızda haz duyumsayan hoşnutluk hissediyor musunuz gerçekten? Peki gerçekten bu kadınları o surata sahip olunca çağın güzellik algısının formlarına uyacaklarına inandıran kim? Kadınların dostu olduğunu iddia eden güzellik ve estetik merkezlerinin sloganları genelde önce kadını yermeye, sonra merkezlerine baş vururlarsa en acilinden onları kurtarıp güzelleştirmeye yönelik…

Mesela;

Aynalara küsmeyin!

Güzel olmak sizin elinizde!

Daha iyi olmayı hak ediyorsun, şımart kendini!

Yani aslında burada ki dost size diyor ki; ne yapalım allah seni böyle yaratmış küsme bacım kendine, cebine koy paranı gel bize biz seni o diğer bacılarına benzetip, aynalarla ve kendinle barışmanı sağlayalım, bu senin elinde!

Tuzağa böyle çekiliyor botoks ve estetik mağdurları maalesef!  Yüzünde çizgi, ince dudaklı ve yaşanmışlığının haritası olan sana özel mimik çizgilerinin senin güzelliğinin düşmanı olduğuna inandırıyorlar, işin kötü yanı hem de her yaşta! Maalesef buna gencecik kızlarımız bile kanıyor!

Genç kızlığa geçiş döneminde kendi bedenlerine düşman oluyorlar, kompleks ve memnuniyetsiz halleriyle zaten doğası mutsuzluk ve isyan olan ergenlik dönemlerine birde kalıplaşmış güzellik algısının eksikliğini ve uyumsuzluğunu kendilerine yükleyip öyle şekilleniyorlar!

Yani kendi ergenlik dönemimi düşünüyorum da hoşlandığım çocuğun, ondan hoşlandığımı duyunca arkadaşlarıma “o ne ya patates gibi dediğini duymuştum” desin! Yıllar sonra ağzı açık defilemi izlerken görünmemeye çalışması en son aklımda kalan haliydi ama saklayamadı kelini, hayat böyle adil bir düzende işte J

Ben de ergendim, kendime küsüp yok yağ aldırma, yok estetik demedim, kendimi sevmeye devam ettim, kendime inandım…

Bu konuda yazılan bir makaleden kısa bir bilgi;

”Amerikan Plastik Cerrahi Uzmanları Derneği’ne göre operasyon geçiren çoğu genç, bunu uyum sağlamak ve akranları tarafından sosyal olarak kabullenmek için isterler. Gençlerin, kusur olarak düşündükleri faktörlerin düzeltilmesi halinde, özgüvenleri de gelişir. Gençler arasında en sık rastlanan operasyonlar rinoplasti, meme büyütme ile meme küçültme ve liposuctiondır”

Kendini sevmeyip görselliği ile kabul görme ihtiyacı ne üzücü değil mi?

Ve ben; ergenlik dönemimde de, şu an ki orta yaş halimde de hiç bir zaman bir insanın güzelliği ve yakışıklılığının nasıl olurda onun sevilme ve kabul görme nedeni olabileceğini anlamadım, bunu anlamadığım gibi yine nasıl olurda bir insanın görsel yanlarının sevilmemesine ve istenmemesine neden olduğu durumu var, ki bunu anlamam zaten hiç mümkün görünmüyor.

Aslında bütün genç kızlara seslenme imkanım olsa hepsine şu an bir tırtıl olduklarını söylerdim, 20-25 yaşına geldiklerinde harika bir kelebek olacaklarını, sabretmelerini, dergilerde gördükleri kusursuz kadınların onların telefonlarında kullandıkları düşük photoshop programlarının bin kat profesyoneliyle bu halde göründüklerini, bir insanın yüzündeki çizgi, burnundaki kemer, tombul yanakları ve ince dudaklarıyla en doğal ama en güzel olduğunu, özel olduğunu ve tek olduğunu söylemek isterdim .

 Neyse…

Gelelim erkeklerin kadınların üstünde kurduğu takıntılı güzellik taleplerine!

Kadın dediğin şöyle olur, kadın dediğinin böyle olur, şöyle olmayan da kendine kadınım demesin vs…

Bakın bu konuda çok net bi’şey söyleyeyim size beyler, bir kadını seçme şansı olmayan, kendi elinde olmayan, çabasıyla veya çok çalışmasıyla  değiştiremeyeceği Allah vergisi görselliği ile yargılıyorsunuz ya (boyu kısa/,bacakları odun/kısa/çarpık, poposu büyük, bilekleri kalın, memesi küçük/büyük )

Size geri dönüşü kötü olacak bir hataya düşüyorsunuz, bir kadını seçme şansının olmadığı görselliği ile yargılayan adamın çok çalışma, çaba ve gayretle yapabileceği yani seçme şansının olduğu ve değiştirebileceği ama başaramadığı güç, maddiyat, mevkii ve zenginlik yanlarından vurulup, istenmeyip aşağlandığında ağlamaya hakkı yoktur!

Değer yargılarınız korkunç çünkü! Elbet bir karşılığı olacak!

Yani sizi sonra hayalini kurduğunuz güzellikteki kadınlar için cüzdana bakıyor, kadınlar maddiyata bakıyor diye ağlarken görmeyim olur mu?

Asıl siz baktığınız yeri ve taleplerinizi bir gözden geçirin (dürüstçe)

Ha derseniz, ne yani bir tek zenginlerin mi güzel ve kusursuz kadın istemeye hakkı var diye, bu çok ayrı bir konu, çünkü çoğunun yanında kendi istekleri doğrultusunda gerçekten güzel kadınlar vardır ama bu tamamen kadınların seçimleridir, karşılıklı bir memnuniyet durumu vardır yani  bizim konumuzu bağlamaz.

Sakın bu yazımdan “amaan salın kendinizi hanımlar boş verin bir daha mı geleceğiz dünyaya” sonucu çıkmasın, benim anlatmak istediğim sizi kalıplara sokmalarına izin vermeyin, sizi tek tip yapmalarına izin vermeyin, gülünce yüzünüzdeki içtenliği ve samimiyeti silen dolgulara izin vermeyin, karşınızdaki insanın sürekli pot kırmış hissetmesine neden olacak şaşkın gözleriniz, donuk ifadeniz yüzünden gerilmesine izin vermeyin.

Şu hayatta sizi elinizde olmayan görselliğiniz konusunda eleştirmeye kimsenin hakkı yoktur, bu hakkı da sakın ola kimseye vermeyin, hatta ilk başta kendinize!

Bu hakkı kendinde bulan ile görüşmeyi kesin, kesin ki tükenip bitsinler!

Işıl ışıl parlamak girdiğiniz ortamda kafaların size dönmesi, siz konuşurken karşınızdakinin mest olup eriyip bitip hayranlıkla sizi dinlemesi tek bir şekilde olur!

Özgüven, kendinize duyduğunuz sevgi, saygı ve inançla olur ve yüzünüzdeki çizgiler buna asla engel değildir.

Kendinize ne hissederseniz, insanlarda size onu hisseder ve emin olun güzel düşüncelere sahipseniz, yüzünüzde güneş gibi ışıldarlar, enerjinizle parlarsınız ve her zaman hoş görünürsünüz.

Konumuz Güzellik anlayışı, güzelliğin dıştan bir müdahale ile değil de içten bir barışla geldiği de benim iddiam!

Denemek bedava, cebinize para koymanıza gerek yok yani.

Lütfen deneyin!

Yazının artık sonuna geldik, daha doğrusu gelmem gerek bana kalsa konu konuyu açar anlatır dururum ama bağlamak icap eder J

Eğer güzel gözlerin olmasını istiyorsan insanlara iyilikle bak. Eğer saçların güzel olsun istiyorsan, bırak çocuklar ellerini geçirsin saçlarından. İnce bir bedense isteğin ekmeğini açlarla bölüş ve güzel dudaklara sahip olmak için, sadece güzel sözler söyle…

Audrey Kathleen Ruston

Sevgiler…

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*