Güzel İzmir’in Doğum Günü Kutlu Olsun

Bugün güzel İzmir’imin doğum günü…


Bugün güzel İzmir’imin düşman işgalinden kurtuluş günü..


Ulu Önder Başkomutan M. Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını özlemle anıyor, ruhları şad olsun diyorum.


Yeryüzünde kaç şehir İzmir kadar arzulanmış, göz koyulmuş, ele geçirilmek istenmiştir?

Kaç şehir kendi yazgısıyla, ülkesinin yazgısını İzmir kadar iç içe geçirebilir, bir ve aynı kılabilir?

Tarihte kaç şehir vardır İzmir gibi, o, ele geçirildiğinde bütün bir ülkenin kendisine el konulmuş gibi hissedeceği ve o kurtulduğunda, topyekûn bütün ülkenin kendini kurtulmuş sayacağı?

Bundan 98 yıl önce 9 Eylül’de gün doğarken 4. Süvari Alayı Sabuncueli’nden İzmir’e inmeye başlar. Dağlarda çiçekler açmaya başlamıştır. “Mavi Gözlü Dev”, Belkahve’de onları izlemektedir. Bornova o yıllarda bağlık bahçeliktir. Rum milisler bağ evlerinden ateş açar. Yüzbaşı Şerafettin bunlarla uğraşmaz. “İleri!” der. Halkapınar’da Tuzakoğlu Fabrikası yakınlarına gelirler. Orada tuzak kurulmuştur. Atlardan inilir. Çıkan çatışmada dört askerimiz şehit olur. Konyalı Mehmet, Akşehirli Hakkı, Avanoslu Mehmet, Bergamalı Veyis’tir onlar. Saat 11.30’da süvariler Alsancak’a girmiştir. Türkler evlerden çıkar, atların boynuna sarılıp öpenler vardır. Rum ahali gemilerle kaçma telaşındadır. Pasaport’ta bir Rum el bombası atar. Yüzbaşı Şerafettin’in atı ölür. Kendisi de omzundan yaralanır. Atını değiştirip, Pasaport’tan Konak Meydanı’na doğru dörtnala gitmeye başlarlar. Bu arada taciz ateşleri açılır.

Saat 12.30 civarı… Türkler, Saat Kulesi’ni gördüklerinde gözyaşlarını tutamazlar. Balkonunda Yunan Bayrağı olan Hükümet Konağı’na yönelirler. Hükümet Konağı’na yaralı gelen Yüzbaşı Şerafettin Bey, 15-16 yaşlarındaki İzmirli bir gencin verdiği bayrağımızı alır, koynunda saklar ve o bayrak Hükümet Konağı’na şerefle, gururla tekrar asılır. Öğleden sonra piyadeler de İzmir’e girer. O gün tebrikleri kabul ederler. İngiliz konsolosu ilk sıradadır. Halk kahramanları bağrına basar. 10 Eylül 1922 tarihinde geceyi Nif Köyü’nde geçiren Mustafa Kemal İzmir’e doğru yola koyulur ve Konak Meydanı’na gelir. Artık İzmir, sonsuza kadar Türk’tür. İşte böyledir hikâyesi İzmir’in.

Ayrıca, İzmir’de işgalci düşmana ilk kurşunu sıkarak bu uğurda verdiği canıyla milli mücadelenin fitilini ateşleyen Şehit Gazeteci Hasan Tahsin’i saygı ve minnetle anıyorum. Ruhu şad olsun!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*