ESNAF MEHMET’TEN HAYATİ UYARI : MALINI BAĞIRARAK SATANDAN ALIŞVERİŞ YAPMAYIN

Çeşme pazarlarının sevilen esnafı Mehmet Buğruloğlu’ndan Corona ile ilgili vatandaşı yakından ilgilendirecek çok çarpıcı bir uyarı geldi…

Cemal Bilge/ Belirtilerinin henüz tam olarak bilinmediği Corona yurdumuzda ve dünyada başa bela olmayı sürdürüyor

MÜŞTERİLERİNİ UYARIYOR

Tıp ve Dünya; Corona’nın nasıl bulaştığı konusunda henüz sağlam ve bilimsel bilgilere sahip değilken 40 yıldır esnaflık yapan evli 4 çocuk babası Mehmet Buğruloğlu alışveriş için pazara gelenlere önemli bir uyarıda bulunuyor

ALIŞVERİŞ ÖNCESİ GÖZLEM YAPIN

Buğruloğlu, vatandaşların pazar alışverişlerine başlamadan önce tezgahları uzaktan gözlemlemeleri gerektiğini belirterek, sosyal mesafemaske ve hijyenin özenle uygulanması lazım gelen yerlerin en başında semt pazarlarının geldiğini söylüyor

UCUZ PAZARIN, PAHALI BELASI CORONA

Pazar yerlerinin ekonomik anlamda ucuzluğun hakim olduğu yerler olduğunu söyleyen Buğruloğlu, “Her türlü gıda ürün ve maddesinin her keseye uygun fiyatlarla satıldığı pazarlar, çok pahalı bir bela olan Corona’nın da rahatlıkla cirit attığı yerlerdir aynı zamanda” diyor

KALABALIK NEREDE CORONA ORADA

Esnaf ve müşterisinin mahşeri kalabalıklara vesile oldukları pazarların insan sağlığı açısından en tehlikeli yerler olduğunu, esnafın da müşterisinin de karşılıklı olarak dikkati ve tedbiri elden bırakmamaları gereken bir ortamda birbirleri için potansiyel bulaştırıcılar olduklarını söyleyen Buğruloğlu, “Corona’nın beslendiği en önemli yerlerden birisi de pazarlardır” diyor

DOKUNULAN HER ÜRÜN O ANDAN İTİBAREN BİR ÖLÜMDÜR

“Pazara gelenlerin eldivensiz elleriyle ürünlere dokunmaları, onları mıncıklamalarıyla başlıyor herşey. Tehlikenin kapısını aralayan ilk eylem bu oluyor pazar camiasında. Çünkü ne müşterinin ne de tezgah sahibi esnafın o anki durumlarının ne olduğu bilinmiyor.” diyen ve dokunulan her ürünün o andan itibaren potansiyel bir ölüm aracına dönüştüğünü iddia eden Buğruloğlu, Türkiye dahil Dünya’nın hiçbir ülkesinde Corona ile ilgili alınmış tedbirlerin kalabalıklar tarafından uygulanmadığının altını çiziyor.

HER MÜŞTERİYE AYRI ELDİVEN KULLANIYORUM

40 yıldır pazarlarda peynir başta olmak üzere süt ve süt ürünleri satan bir esnaf olan Buğruloğlu, günde onlarca maske, yüzlerce eldiven kullandığını, özellikle her satış sonrası kullandığı eldivenleri çöpe atmak zorunda olduğunu söylüyor.

Şöyle diyor Mehmet Bey :

“Müşterinin istediği ürünü O’na teslim ettikten sonra bana parasını ödediğinde eldivenli elime sadece para bırakmayabilir, para ile birlikte virüs bırakıp bırakmadığını nereden bilebilirim? Bu endişeden hareketle sattığım her ürün sonrasında eldivenlerimi değiştirmek zorundayım. Neyin ne olduğunu bilme şansım yok”

CORONA YENİ DÜNYA DÜZENİNİN ADIDIR

Ortaya çıktığı günden bugüne çok sayıda insandan can alan Corona’nın kontrol altına alınma gibi bir şansının bulunmadığına vurgu yapan Buğruloğlu, “Başlangıç tarihi bile şaibeli olan salgının ne zaman yakamızdan düşeceğini bilmemiz mümkün değil. Corona yeni dünya düzeninin adıdır. Bundan böyle insanların birbirini görmesi, ziyaret etmesi, birbirine dokunması, sohbet etmesi, birbirinin yanında hapşırması ya da öksürmesi çok büyük risk. Kucaklaşmalar, tokalaşmalar yerli yersiz sarılmalar hepsi mazide kaldı. Şu birbirine dirsek temasında bulunan ya da ellerini yumruk yapıp birbirine dokunanlar ateşle oynadıklarının farkındalar mı acaba? O ne büyük bir cesarettir, o nasıl bir ölümden korkmazlıktır ki, dirsekle, yumrukla birbirlerine temas edebiliyorlar”

PAZARLAR HESAPLI ALIŞVERİŞLERİN YAPILDIĞI YERLERDİR

“Pazarlar her kesimden insanın hesaplı alışverişler yapabildiği yerlerdir. Buraya sadece fakir gelmiyor. Hele de gelinen yerin Ilıca Pazarı olduğunu düşünürseniz buranın baş müdavimlerinin zenginler olduğunu göreceksiniz” diyen Mehmet Buğruloğlu “Fakirin olduğu kadar zenginin de bir ürünü uygun fiyattan satın alma hakkı var. diyor ve ekliyor

DOMATESİN ÖNÜNDE İKİSİ DE EŞİT

“Pazarlarımız her türden ve her kesimden insanın alışveriş ettikleri yerlerdir. Bir kilo domatese fakir de zengin de aynı parayı ödüyor. Biri fakir diye daha ucuza, öteki zengin diye daha pahalı fiyattan ürün almıyor. Domatesin önünde her ikisi de eşit. İkisinin de ödeyeceği para toplamda 3 ya da 4 lira.” diyor ve sözlerine şöyle devam ediyor deneyimli esnaf ;

HEP ‘BEN’ DİYORUZ, HAYATIMIZDA ‘BİZ’E YER YOK

“İkisinin de hatası tezgahta ki domatesi, biberi, patlıcanı, pırasayı ya da elmayı alırken ürünü mıncıklıyor olmaları. Oysa Allah göz vermiş, nizam vermiş. Her ikisi de kendilerinden sonra gelecek, alışveriş edecek olanları düşünmüyor. Hep ‘Ben’ diyen bir yapımız var, ‘Biz’ diyemiyoruz. İlle de ben, ille de ben diyoruz.”

ALIŞVERİŞ SONRASI BANYO ŞART

Sağlık Bakanlığı’nın iyi niyetle kurduğu, ancak doğru yerlerde kullanıldıklarına inanmadığını söylediği filyasyon ekiplerinin görev yapması gereken en birinci adresin pazar yerleri olduğunu üstüne basa basa söyleyen Buğruloğlu, “Filyasyon adı altında kurulan bu ekiplerden amaca uygun yeterli hizmeti alınıyor mu acaba?” diyerek başladığı cümlesini bakın nereye bağlıyor:

FİLYASYON EKİPLERİ PAZARLARDA GÖREV YAPSIN

“Ev ev, apartman apartman Coronalı avına çıkan filyasyoncular gerçekten sorunlu insanlar arıyorlarsa semt pazarlarına gitmeli, ekibin biri girişte ateş ölçerken diğeri Pazar çıkışında durumu şüpheli olanları hastaneye taşımalıdır. İddia ediyorum bu iş için bildiğimiz o sıradan ambulanslardan doğacak yetersizlik, modifiye edilmiş ambulans-TIR’larla giderilebilir ancak. Demem o ki Sağlık Bakanlığı yanlış sular yerine doğru sularda yüzmeli, gerçekler neredeyse bakanlık oralarda olmalı”

GELELİM ESNAFIN MÜŞTERİYE YAPTIĞI HAYATİ ÇAĞRIYA

Pazara gelenlerin malını bağırarak satan esnaflardan alışveriş yapmamalarının alınmış en doğru karar olduğunu söyleyen Buğruloğlu, “Bağırma esnasında gözle görünmeyen tükürük zerreleri gerçeği var. O sırada belki avuç dolusu tükürük çıkmıyor ağızdan ama tükürüğe ait moleküllerin bir metre mesafede ki insanın yüzü gözü dahil her yerine sirayet ettiği bir parça akıl taşıyan herkesçe biliniyor. Bu tehlikeden hareketle lütfen ekonomik alışveriş için pazara gelenler lütfen sakin esnaf arkadaşlarımızı ve tezgahlarını tercih etsin. Bağırarak ürün satan arkadaşlarımızdan bir süre daha uzak dursunlar. Tabi müşterimiz bunu yaparak tedbirli davranırken öte yandan kendisinin de potansiyel bir Coronalı olduğundan hareketle tezgahta ki ürünlere dokunmadan alışveriş yapsın. Kendisinden sonra gelecek müşterileri düşünsün. Bunu yaparken şöyle desin kendi kendine:

“Ya ben de Corona’lıysam?” 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*