Ben Haykırırım Kalem Ağlar!

Kalbimi cam kırar gibi, fütursuzca kırdıklarında, önce haykırasım gelir. Haykırdıkça daha çok haykırasım gelir. Sesimi dünya duysun, haksızlığı, adaletsizliği, vicdansızlığı, çıkarcılığı, bencilliği tüm dünya bilsin isterim. Bağırma isteğim gittikçe artar, ses tellerimi koparırcasına bağırasım gelir.

Yaşanılanları yok sayma isteğinden midir?

Yoksa unutmak isteğinden midir?

Ya da kaçma isteğinden midir? Bilmiyorum…

Haykırışlarımın ardından bir uyku bastırır ki sormayın gitsin. Elim ayağım gevşer, adeta pelteleşir. Bu rahatlığın boşalması değildir. Bu gevşemenin rahatlığı da değildir. Bu vazgeçmişliğin umursamaz rahatlığı hiç değildir. Bu olsa olsa acıya dayanıklılığın rahatlığıdır.

Sonunda haykırmayı öğrendim ben. Önümde beyaz kâğıt, elimde kalem, haykırışlarımı beyaz kâğıda dökerim.

Ben haykırırım, kalem ağlar, beyaz kâğıt gözyaşımı emer.

Ben haykırırım, kalem çıldırır, beyaz kâğıt yola getirir.

Sonra beyaz kâğıt haykırışlarımı bana ve milyonlara yankılar.

Beyaz kâğıdın saklayıp, yankı yankı yansıttığı haykırışlarım, milyonlarca kırık kalbe ulaşır, kırık kalplerde uslanır.

Kalbim kırıldığında haykırışlarımın yanı sıra kızmalarım olur benim. Kendime kızarım, kalbimin kırılışına izin verdiğim için…

Kendime kızarım, inandığım için…

Kendime kızarım, dürüst olduğum için ve kalbimin duvarlarına kızarım, içeri girişe izin verdiği için..

Bilirim suç kıranda değil, bendedir suç..

Alırım suçumu haykırışlarımın yanına koyarım, kulakları patlasın diye…

Alırım suçumu kızışlarımın yanına koyarım, utansın diye.

Ve kırıldığında kalbim, bir hüzün bulutu gelir, kalbimin kanayışına şahitlik eder. Kalbimin kanı gözlerimden akar tuzlu tuzlu, dudaklarımdan dilime ulaşır. Birde bir uyku bastırır ki ama ben uyuyamam..

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*