İstanbul ve İzmir!

İstanbul‘da yaşayan, hem anne, hem baba tarafından bir İzmirli olarak, bu gelişimde İstanbul ve İzmir‘i karşılaştırmak, kıyaslama yapmak istedim, emin olun yazdıklarım çok az bir kısım, baya baya özetleyerek yazdım!

İstanbul gibi kalabalık bir şehirde Metro hafta içi 8, hafta sonu 4 vagon ile hizmet veriyor, İzmir‘de ise Metro her gün 10 vagon ile hizmet vermekte. Gayet güzel bir uygulama, gördüğüm kadarıyla insanlar balık istifi gitmiyor İzmir Metrosunda…

İzmir‘de Metro araçları yeni olmasına rağmen çok gürültülü çalışıyor, nedenini bir türlü anlayamadım ve çok sallanıyor, bir gariplik var bu işte. İstanbul Metro araçlarında ne sallanma, ne gürültü var, ki daha uzun mesafe gidiyor olmasına rağmen ses yok…

İzmir halkı anladığım kadarıyla daha Tramvaya alışamamış durumda. Araçlar biranda Tramvay yoluna dalıyor. Sevgili İzmirliler, Tramvaylar sağa veya sola kaçamazlar, o yüzden Tramvayların önüne biranda çıkmayın, onların güzergahına araçlarınızı park edip ortadan kaybolmayın! Ne yazık ki bilinçsizler ve duyarsızlar yüzünden Tramvay çok yavaş gitmek zorunda kalıyor, yürüyerek daha hızlı gidebilirsiniz gideceğiniz yere. İlginç bi’şey daha söyleyeyim, tramvay vatmanına (Şoför) el kol hareketi yapan otomobil şoförü gördü bu gözler…

İstanbul‘da yaşayan çoğu insan için; medeniyetsiz, görgüsüz, saygısız falan denir, böyle bir kanı vardır toplumda. İzmir‘de yaşayanlar için ise; Medeniyet timsali, saygılı, görgülü, çağdaş denir, yine böyle bir kanı vardır. Fakat İzmir‘deki yaşayanlar; Tramvay, Metro, İzban ve Otobüs gibi toplu taşıma araçlarında inanılmaz gürültü yapıyorlar. 30 cm yanındaki ile konuşurken öyle bir bağırarak konuşuyorlar ki en arkadan duyabilirsiniz konuşulanları ve bi’ara gürültüden çıldırma noktasına geldim Tramvay da, bi’şey dememek için zor tuttum kendimi. İstanbul gibi kalabalık bir şehirde toplu taşımalarda emin olun bu kadar gürültü yok ve insanlar bu duruma dikkat ediyor. Toplu taşıma araçlarında çok gürültülü konuşmak bana saygısızlık ve görgüsüzlük olarak geliyor…

İzmir‘de ulaşım bence pahalı, tek biniş 3 tl ve Türkiye’nin en pahalı ulaşımı ne yazık ki, bu duruma üzüldüm. Fakat 90 dakika boyunca da bedava binebiliyorsunuz aktarmalarda…

Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesi ben buralardayken çok daha canlıydı, fakat şimdi baya kuru kalabalık var sadece, umarım İstanbul İstiklal Caddesine dönmez. Bu konuda Konak Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi adımlar atmalı ve bi’şeyler yapmalı diye düşünüyorum. Tunç Soyer Başkandan umutluyum açıkcası…

İzmir‘de, Sokak Müzisyenleri hala kanayan bir yara. Belediye ve polisten dertliler yıllardır. Hâlâ istedikleri gibi çalamıyorlar, sanatlarını, müziklerini yapamıyorlar sokakta. İzmir gibi bir şehirde zabıtalar, polisler, bekçiler Sokak Müzisyenleri ile uğraşmaya devam ediyor senelerdir, rahat bırakmıyorlar ne yazık ki! İstanbul ve Ankara Belediyeleri bu işi çözdü. Sokak Müzisyenlerine izin belgesi, yaka kartı verdi, hatta Metrolarda yer gösterdi. Fakat İzmir hala bu kanayan yarayı çözememiş durumda, görünce çok üzüldüm. Özellikle bir bekçinin sokak müzisyeni arkadaşa ‘Çalgıcı’ demesine, sert bir şekilde uyarmasına şahit oldum ve derhal olaya müdahil olarak, bekçilerin uzaklaşmasını sağladım. Özgürlükçü İzmir Büyükşehir Belediyesi bu işi biran önce çözüme kavuşturmalı.

Şunu da belirterek bu kısa yazımı bitirmek istiyorum; artılarıyla, eksileriyle ben İzmir‘i çok seviyorum ve sevmeye de devam edeceğim. Ölünce de mezarım güzel İzmir‘im de olacak. İyi ki İzmir‘liyim.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*