Gazeteciler

Mesleğim ile ilgili bir Pazar yazısı yazayım dedim ve aldım elime kağıt kalemi. Ben yazıma ilk başlarken önce kağıt kalemle başlar, bitirdikten sonra bilgisayara geçerim. Kağıt kaleme dokunmak, ilk olarak kağıda yazmak beni daha çok rahatlatıyor, daha mutlu ediyor.

Gazetecilik, zor ve sıkıntılı bir meslektir. Gazetecilik bir sevda işidir, eğer sevmiyorsan bu mesleği kahrını çekemezsin. Aslında Gazetecilik çevrede olup biteni insanlara doğrudan veya dolaylı anlatma sanatıdır. Gazeteciler; haksıza, suçluya, yağmacıya, art niyetliye, kötü siyasetçilere, tıkanan bürokrasiye, egolu sanatçılara tehdit unsurudur. Gazetecinin; gecesi, gündüzü, bayramı ve pazarı yoktur. Dünyanın her yerinden izleyicileri ve okuyucularına anında haber akışı sağlamak için hiçbir fedakârlıktan kaçınmazlar.

Siz okuyucularımız ve takipçilerimiz evlerinizde sıcak yataklarımızda uyurken; karda, ayazda yolda kalmış ve yardım bekleyenlerle beraberlerdir gazeteciler. Ya da bir gece vakti bir çatışmanın ortasındadır gazeteciler. Yine siz okuyucularımız, uzanıp televizyon başında keyif sürerken savaş alanındaki bomba ve şarapnel parçalarıyla mücadele içindedir gazeteciler.

Sabahları bayiden aldığımız gazeteleri, internette iştahla okuduğumuz haberleri yazabilmek pahasına, ya hapse girmişler, ya türlü davalar açılmış ya da yüzlerce tehdit almışlardır gazeteciler. Mesela benim aldığım tehditlerin haddi hesabı yoktur. Ve şuan sırf gazetecilik yaptı diye yüzlerce gazeteci cezaevindedir.

Yazımı Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözleriyle noktalamak istiyorum;

“Basın milletin müşterek sesidir. Bir milleti aydınlatma ve doğru yolu göstermede, bir millete muhtaç olduğu fikri gıdayı vermekte, özetle bir milletin saadet hedefi olan müşterek istikamette yürümesini teminde basın, başlı başına bir kuvvet, bir mektep, bir rehberdir.”

Mustafa Kemal Atatürk

Gerçek anlamda özgür olduğumuz günlere erişmek dileğiyle…

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*