Fizyoterapist Dursun Sumer yazdı… Kol Ağrısı ve Boyun Fıtığı İlişkisi

Boyun omurlarının arasından çıkan sinir kökleri boyun bölgesinin derin ve yüzeysel kasları dışında  kolun hareketini sağlayan diğer kaslarında motor inervasyonunu sağlar. Yani boyun bölgesindeki bir sinir sıkışması bulunduğu seviyeye bağlı olarak kolda uyuşma, karıncalanma ve kuvvet kaybına sebep olabilir.

Boyun bölgesinden çıkan sinirler çok önemli bir yapıyı (Brakial Pleksus) oluşturur. Kolun, göğüs kafesinin ve üst sırt bölgesinin kasları bu pleksustan çıkan sinir kökleri ile motor inervasyonunu sağlar.

Brakial Pleksustan çıkan sinir yapıları ilgili kaslara ulaşana kadar belli bir mesafe kat ederler ve bu yolları üzerinde dar alanlardan geçerken sıkışmaya maruz kalabilirler. Sinir sıkışması da gittiği bölgeye bağlı olarak uyuşma, karıncalanma, kuvvet kaybına sebep olabilir.

Aynı zamanda kasın kendi liflerindeki gerginlikler de (ki buna tetik noktalar diyoruz) hem tetik noktanın bulunduğu bölgede hem de kendisinden çok uzaklarda yayılan ağrılara, güçsüzlüğe sebep olur.

Boyun ve kollarda uyuşma, kuvvet kaybı ve ağrı olduğunda aklımıza ilk gelen bir MR çektirmek ve MR’da görülen duruma göre yorum yapmak ne kadar doğrudur?

Artık MR görüntülerini tek kıstas almanın doğru bir yaklaşım olmadığını, fizik muayene bulgularının da yapılması gerektiğini tüm dünyadaki sağlık çalışanları (doktorlar, fizyoterapistler, osteopatlar, kayropraktlar) kabul etmektedir.

MR’da  görülen fıtık veya fıtık başlangıcı ebetteki çok şey ifade eder. Tamamen göz ardı etmek mantıklı bir yaklaşım değildir. Ama bunun dışında normal fizik muayene ile kişinin sorununun fıtıktan mı, sinir kökü basısından mı veya bunlar dışındaki başka bir sebepten mi kaynaklandığını ayırt etmek mümkündür.

Bunun için geliştirilmiş, hala da geçerliliğini koruyan disk hernisi (fıtık) testi, sinir kökü basısı testleri vardır. Bu testler ile MR’daki tablo ile klinik bulguların uyum sağlayıp sağlamadığını ayırt etmek gerekir.

Kola ve sırta yayılan her ağrıyı fıtığa bağlamak doğru bir yaklaşım değildir. Kola yayılan ağrıların çoğu Brakial Pleksustan çıkan sinirlerin geçtiği yol üzerindeki kaslar arasında veya kemik yapılar arasındaki sıkışmaya bağlıdır. Aynı zamanda kaslar üzerindeki tetik noktalarda hareket etmeyi zorlaştıran, kolu güçsüz kılan ve olduğu noktadan çok uzaklarda ağrıya sebep olabilecek bir özelliğe sahiptir.

Osteopati gibi alternatif tedavi yöntemleri  boyun ve kol ağrısının sebebini daha çok yumuşak dokulardaki (kaslar) gerginliğe bağlamaktadır ki benim edindiğim tecrübelerde bunu desteklemektedir.

Özellikle ofis çalışanları, uzun süre bilgisayar başında çalışan kişilerde ve günümüzün en tehlikeli postür bozukluğuna sebep olan cep telefonu kullanımı boyun kaslarında gerginliğe, kol ve göğüs kaslarında zayıflık ve tetik nokta oluşumuna sebep olmaktadır.

Boyun ve omuz kasları stres, psikolojik gerginliklerden de çok çabuk etkilenmektedir. Uyku bozukluğu, iş stresi, kaygı ve endişe gibi durumların ağır bastığı durumlarda boyun ağrısı, sırt ağrısı ve hatta boyun ve trapez kasının gerginliğine bağlı gelişen baş ağrıları artmaktadır.

Boyun ve sırt ağrılarının beslenme durumu  ve mineral vitamin eksikliği ile de yakından ilişkisi vardır. İyot ile ilgili sorunu olanlar (troid problemleri, haşimato, troid nodülleri), yeterince iyot almayan veya tuzu çok kullanan kişilerde boyun ön grup kasları durumdan etkilenir, boyun kasları ya çok gergin olur ya da çok zayıflar. B vitamini eksikliği ve anemi de diğer vitamin ve element eksikliği olarak gösterilebilir.

Mide problemi olan kişilerde boyun ağrısı ve kol ağrısı, kabızlık-ishal, düzensiz bağırsak problemi olan kişilerde de (İBS) kol ve omuz ağrısı problemleri sık görülmektedir.

Boyun ve kol ağrısına neyin sebep olduğunu tam olarak belirlemek için MR ile birlikte ayrıntılı bir fizik muayene, laboratuvar testleri ve ayrıntılı bir hasta/danışan hikayesi almanın önemli olduğu kanaatindeyim.

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere…

Sağlıklı günler.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*