Aşk

Bugünkü yazımda dünyanın en güzel duygularından biri olan Aşk’tan bahsetmek, Aşk’ı yazmak istiyorum. Zaten diğer konuları, sorunları, sıkıntıları hep yazıyorum ve yazmaya da devam edeceğim. Bugün bir değişiklik olsun ve Aşk’a dair bir şeyler yazayım istedim. Sanırım bu güzel duyguyu tatmayan yoktur. Herkes acısıyla, tatlısıyla tatmıştır bir ucundan. Tabii birçok şeye Aşk besliyor olabiliriz. Mesela; kitaplara, bilime, hayvanlara, çocuklara, mesleğimize vb. şeylere. Ben, bugün kadın ve erkek arasındaki Aşk’a değineceğim.

“Aşk kavuşamamaktır” diye bir kanı vardır insanlar da, neden bizler Aşk’ı kavuşamamak olarak benimsedik, Aşk’ı hep zor bir şey olarak gördük. Aslında Aşk, hiç kavuşulamayacak bir sevdanın ardından bile, onu düşünmenin mutluluk olduğunu bilmektir. Onsuz yaşarken bile, onun hayaliyle bir ömür geçirmektir. Onun mutluluğu ile mutlu, hüznü ile hüzünlenmektir.

Ya da acaba gerçekten böyle midir? Aşk o kadar gariptir ki, tarif etmesi zordur. Hangi kelimeleri kullanırsan kullan, ne yaparsan yap tarif etmekte zorlanırsın. İşte bende dilim döndüğünce, kelime haznem yettiğince tarif etmeye çalışıyorum. Kalbimden dilime, dilimden kağıt’a dökülüyor sözcüklerim. Hangimiz vazgeçebildik yüzüne bakarken mutlu olduğunu gördüğümüzden, hangimiz o mutlu olduğunda ki neşemizi, sevincimizi nerede bulabildik acaba?

Her zaman yaşadığın normal günlerden birini yaşarken, karşına çıkabilecek şeylerden habersiz nefes alabilmektir aslında hayat. Bir gün kalkarsın, hayatını değiştirecek, seni senden alacak, artık günlerinin aynı olmayacağı, nefes alırken bile “Acaba şu an da ne yapıyordur” diye düşünmeye çalıştığın anda bile, ne yaptığını bilmeden onu düşünüyorsan bil ki o gün gelmiştir.

Her insanın kalbinin bir köşesinde Aşk’ın tadı vardır, hiçbir zaman unutmayacağı ve son nefesine kadar unutamayacağı. İnsan hiç bir zaman keşke dememeli hayatta, Aşık ise, seviyorsa bunu dile getirebilmeli. Çünkü yarın ne olacağını hiç bir zaman bilemeyiz. İçimizi o kişiye dökmekte geç kalırsak kocaman bir ah çekeriz belki, ama bilin ki o dönmeyecektir. Keşke dememek için bir an önce söyleyin sevginizi, ona karşı duyduğunuz aşkı.

Aşk bazen acılar yaşatsa da, bazen gecelerce uykusuz bıraksa da, bazen hasta etse de dünyanın en güzel, en mukaddes duygularından biridir. Şu an da bu yazıyı okuyan sevgili dostlar, lütfen söylemek istediğiniz ne varsa sevdiğinize veya sevgilinize söyleyin aşkınızı, sevdanızı. Aranızda mesafe varsa da takmayın. Unutmayın, ona bir telefon, bir otobüs, bir uçak mesafesi kadar uzak olabilirsiniz ancak. Çünkü keşkelerdir insanı bitiren, hiç bir zaman umudunuzu yitirmeyin. Madem bu kadar Aşk üzerine bir şeyler yazdık, bir de şiir konduralım yazımızın sonuna…

Hoş çakalın, sevgi, saygı ve aşkla kalın.

Ben seninle sen oldum

Sensizken sen değildim

Sen derken beni gördüm

Ben derken seni

Bana sen kimsin dediler

Seni gösterdim

O kim dediler ben dedim

Anladım ki ben sendeyim

Sen bende

1 yorum

  1. Bu kısacık şiirinizi, senlere boğduğunuz için, böylece tadını tuzunu tamamen kaçırdığınız için 10 üzerinden 5 puan almanız gerekiyor. Dahası, şiirin yeniden yazılması gerekiyor. Bu, bir eleştiri mesajı filan değil, sadece samimi bir dilektir. Katılın ya da katılmayın. Siz bilirsiniz. Ben, şair ve bölgesel gazeteci Hüseyin Evcil

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*