Akademisyen Dr. Derya Ölçener yazdı… Bilgi Çağında Zihnimizin İpleri Kimin Elinde?

Osmanlıca, Kıyas-ı Batıl, İngilizce’ de Logical Fallacy yaygın olarak içine yaygın olarak anladığımız dile de Mantık Hataları/safsatalar. Yeni değil, yüzyıllar önce, otoritelerin, halkı yönetmek için kullandığı, hukuk ve siyaset okullarında öğretim kılavuzu, sofistlerin halka para ile öğrettiği derslerin ismi safsatalar. Bugün, halen otoritelerin, yönetme eylemini gerçekleştirmek için başvurduğu en güvenilir yöntem. İnsan, inanma eğilimi olan bir varlık. İnanma eğilimi, insanın kendisini kendisinden daha çok emin olduğu bir otoriteye yaslaması açısından oldukça önemli. Bu yasalanma çatışma içerisinde olan insan için ikilemlerinden kurtulmasının ve yargı vermesinin tek çözümü. İnsana özgü karar verme süreçlerinin özgür olup olmadığı tartışmasını, bu çerçeve de değerlendirdiğimizde, aslında özgürmüş gibi gözüküp özgür olmadığını rahatlıkla görebiliriz. Bu bakışa ise ancak elbette otoriteye dayanmış sıradan bir eğitim sistemi ile değil, insan zihninin gerçek cevherini ortaya çıkartabilen, her türlü etkiden uzak eğitim sistemi ile gerçekleştirebiliriz.

Zihnimizin ipleri kimin elinde ve bu safsatalar nedir?

Safsatalar, batıl olanı, yani temelsiz olanı, geçerli kılma çabasıdır. Bu ortaya koyma öylesine temellendirilir ki itiraza yer bırakmaz. Zaten kolay kolay kimse itiraz etmeye de cesaret edemez, çünkü bu temelsiz bilgiden uzak önermeler, ya inanca, ya geleneğe, ya çoğunluğun değerlerine, bilgisizliğe, milli değerlere veya insanların hassas olduğu hemen hemen tüm konulara dayandırılır. Özellikle bugün sosyal medya da Trol olarak adlandırılan kimselerin, çeşitli şaşırtmacalı cümleler kurarak hedeflediği belli bir amaca kişi/kişilere, kurumlara hizmettir. Çoğu zaman öylesine temelsiz, karşı tarafı alt etmeye yönelik saçma cümlelerle karşılaşırız ki aksi yönde verilecek herhangi bir cevabı yoktur. Bu cevap verememe ise, safsatayı hazırlayanın kar olarak gördüğü zaferdir. Sık kullanılan mantık hatalarından bir kaç ise şöyledir: Bir Bilen Safsatası (Argument To Authority): “Camimizin hocası, dünya düzdür dedi. Ona inanıyorum çünkü benden daha fazla dini bilgiye sahip” Bir iddianın doğru olup olmadığını kendisinden daha iyi bilen birinin bilgisine dayandırmak.

İnanca Başvurma Safsatası (Appeal to Belief) : “İnsanların çoğu ölümden sonra hayata inanıyor o halde ölümden sonra hayat vardır” Bir iddianın doğruluğunu çoğunluğun inancıyla desteklemek.

Geleneğe Başvurma Safsatası (Argumentum ad traditio Argumentum ad antiquitatem): “İmparatorluk iyi bir yönetim sistemidir. Çünkü yıllarca imparatorluklar ayakta kalmıştır” Bir şeyin denemiş oluşunun doğru olduğunu düşünme hatası.

Dayatma safsatası: (Fallacy Of “İs” To “Ought) “Tugut Özal, en tecrübeli politikacılardan biridir ona oy vermek gerekir” Olmuş olandan yola çıkılarak değerlendirme yapmak.

Önyargılı Dil Safsatası (Prejudicial Language): Her Duyarlı Türk vatandaşı, bu zor dönemde yapılan zamları olgunlukla karşılamalıdır” Bir fikri kabul ettirmek için duygu sömürü ve anlam yükleyerek önermeyi kabul ettirme.

Devede Kulak Safsatası (Fallacy Of The Beard): “Bugün kanunları iyiliğimiz için bir kere delmekle bir şey olmaz” Bir iddianın gerçekleşmesini sağlamak için ayrıntıların hiç bir etki etmeyeceğini söylemek.

Çok Sorulu Safsata (Fallacy Of Many Questions): “İnancınıza göre yılbaşı kutlamak mübah mı? Yöneltildiği kişiden sözde tek bir cevap talep eden ancak, çoklu cevaba ve polemiğe sürükleyen planlı savsatsa. Sınırlı Seçenek Safsatası (Fallacy of Limited Alternatives) “x kişiyi yeniden seçmezsek istikrarı kaybederiz” başka bir seçenek ortaya koymadan, tam olarak idda altı desteklenip araştırılmadan kişiyi istenilen seçeneğe yönlendirmek için başvurulan safsata.

Felaket Tellallığı Safsatası (Fallacy of Slippery Slope): “Ali bey başkanlığa seçilmezse, ülke ekonomisi batar, ekonomi batarsa şirketimiz batar” Bir olay kabul edilmezse eğer bir dizi felaket peşinden geleceğini iddia eden safsata.

Yanlış ikilem siyah ya da beyaz safsatası (Black And White Fallacy): “Ülkeni beğenmiyorsan o zaman terk et” Başka seçenekler var olduğu halde karşıdakini iki seçenekten birine zorlama safsatası.

Bunlar ve daha fazla mantık hatalarını incelediğimizde günlük hayatta gerek sosyal medyada gerek diğer iletişim araçları ve yüz yüze iletişimde sıkça karşılaştığımız birçok sözel saldırının farkında olmadan hedefi haline geliyoruz. Hatta temeli olmayan tartışmalara dahil olup, aynı şekilde karşılık veriyoruz. Bugün birçok psikolojik sorun safsataların yaşamımızdaki yıkıcı etkilerinden kaynaklanmaktadır.

O halde tekrar soralım zihnimizin ipleri kimin elinde?

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*